BAYRAMLARIN GÖLGELENEN YÜZÜ
Bayramların Gölgelenen Yüzü: Eğlenceden Yolsuzluğa
Milli bayramlar, milletin ortak hafızasında gururun, minnetin ve birlik ruhunun sembolü olmalıdır. Ancak bazı belediyelerin bu kutsal günleri birer rant kapısı haline getirdiği artık inkâr edilemez bir gerçek olarak önümüzde duruyor. Ankara başta olmak üzere, yıllarca konserler düzenlenip eğlence adı altında süslenen bu etkinliklerin arkasında, halkın alın teriyle toplanan vergilerin nasıl birer yolsuzluk aracına dönüştüğü bugün daha net anlaşılıyor.
Bayram coşkusu diye kitleleri meydanlarda toplayanlar, aslında kendi çıkarlarının ipini çekiyordu. Ne var ki, zamanla bu halat koptu. Halat kopunca bayram hasretiyle yaşayanların üzerine birer birer düştüğü gibi, yıllarca rant sofralarında oturanların da dizleri, dirsekleri paramparça oldu. Yılların “bayram organizasyonu” maskesi, devletin merhametli ama aynı zamanda sorgulayıcı kolları karşısında tuzla buz oldu.
İstanbul ve diğer büyükşehirlerde de benzer oyunların döndüğü biliniyor. Yalnızca konser masrafları değil, plastik bardaklardan ceset torbalarına kadar ihalelerin nasıl şişirildiği, nasıl sömürüldüğü davalarda bir bir ortaya saçılıyor. Bugün sahnelerde “özgürlük” edebiyatı yapan, halkın kıymetlerine saldıran sanatçıların o etkinliklerden beslenmiş olması da manidar değil mi? Tatlı tatlı yedikleri paranın, şimdi acı acı hesabını vermekten kaçabilirler mi?
Mahkemeler kuruluyor, dosyalar açılıyor. Kim bilir, sanatçılar etkin pişmanlığa sığınırken hangi organizatörler dört duvar arasında çürüyecek? Bir zamanlar elleri mikrofon tutanların, şimdi kendi eski patronlarının yakasına yapıştığını görmek sürpriz olmayacak. Zira halatı tutan eller, bugün demir parmaklıkların ardında.
Anlaşılan o ki, hem sanatçıların hem bayramcıların iki yakası bundan sonra bir araya gelmeyecek. Davaların milyonlarca plastik bardak ve şişirilmiş ihale dosyalarıyla birleşmesi, ülkenin önüne ibretlik bir manzara koyacak.
Son bir yılda büyük masraflarla sağlı sollu başkan koltuklarına oturanların hevesi de kursaklarında kaldı. Artık devletin gözünü enselerinde hissediyorlar. Bu tablo, belediyelerin hizmet kapısı olmaktan çıkıp nasıl fırsat kapısına dönüştüğünün, milletin gözleri önünde suçüstü yakalanışının belgesidir.
Bayramların ruhunu kirletenlerin sonu bellidir: Tatlı tatlı yemenin, acı acı hesabı vardır.
Onur Ercan
- BAZEN DÜNYADA BİR İNSAN BULURUZ, BAZEN DE BİR İNSANDA DÜNYA - 25 Kasım 2025
- KOÇ’LARIN DİVAN OTELİ - 20 Ekim 2025
- GERÇEĞİN ÜZERİNDEKİ TOZ: TARİHİN YALANLA İMTİHANI - 18 Ekim 2025
- SU KRİZİ VE TOPLUMSAL YANSIMALAR: BİR DAMACANAYA SIĞAN SİSTEM - 18 Ekim 2025
- DÜNYA DERTLERİN ÖTESİ - 14 Ekim 2025
- YAŞARKEN GÖMÜLEN KIZLAR - 7 Ekim 2025
- KÜÇÜK SAVAŞÇI: EŞEK ARISI. - 6 Ekim 2025
- KÜÇÜK BİR DAMLANIN ADALETİ - 5 Ekim 2025
- KIRIK CAM SENDROMU TÜRKİYE’DE: İZMİR’İN ÇÖPÜ, BURSA VE ANKARA’NIN SUSUZLUĞU - 4 Ekim 2025
- Ayşe Barım Tekrar Tutuklandı. - 3 Ekim 2025

Kaleminize sağlık…