Reklam
Reklam

Ünlü şairlerden İstanbul’un 100 şiiri

Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar; Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten bir şey; hava, renk, edâ, iklim; O benim, zaman, mekân aşıp geçmiş sevgilim. / Necip Fazıl

Ünlü şairlerden İstanbul’un 100 şiiri
  • 05.01.2016
  • 854 kez okundu
Reklam

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş., yüzlerce yıldır şair yetiştiren büyülü şehir İstanbul için yazılan 100 şiiri “İstanbul’un Yüzleri” projesi kapsamında kitaplaştırdı.

Tuncay Önür
Şair Enver Ercan tarafından yayına hazırlanan 100 şiirlik seçkide, bilinen ilk İstanbullu ozan  Moiro’dan, divan edebiyatının önemli kadın şairi Leyla Hanım’a, 27 Aralık’ta 79. vefat yıldönümü olan İstiklal Şairi Mehmet Akif’ten İstanbul’un her semtine bir ömür feda eden Yahya Kemal’e, Kaldırımlar Şairi Necip Fazıl’dan yakın zamanda hayatını kaybeden Gülten Akın’a, Memleket Şairi Nazım Hikmet’ten Orhan Veli’ye kadar 100 unutulmaz şairin şiiri buluyor.
Unutulmaz Şiirler Eşliğinde İstanbul Yolculuğu
Kenti farklı dönemlerde, farklı boyutlarıyla anlatan “İstanbul’un 100 Şiiri” isimli kitap, okuyucuyu unutulmaz şiirlerin yol arkadaşlığında upuzun ve keyifli bir yolculuğa çıkarıyor. Seçilen örneklerde, hem İstanbul’daki hem de şiirdeki değişim ve gelişim göze çarpıyor.
Kitapta, dünden bu güne “İstanbul” şiirinin bir parçası olmuş ve İstanbul’dan aldıkları parçalarla şiirini oluşturmuş Attila İlhan, Ahmet Hamdi Tanpınar, Cahit Külebi, Murathan Mungan, Cahit Zarifoğlu, Edip Cansever, Sezai Karakoç, Cemal Süreyya, Yavuz Bülent Bakiler, Ziya Paşa, Asaf Halet Çelebi, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Can Yücel, Ahmet Muhip Dıranas ve Ümit Yaşar Oğuzcan’ın şiirleri de bulunuyor.
İşte İstanbul’a adanmış 100 unutulmaz şiir! 

AVNÎ (Fatih Sultan Mehmed)
İSTANBUL’UN FETHİNE TARİH
Feth-i İstanbûl’a fursat bulamadılar evvelûn
Feth edüp Sultan Muhammed dedi târih: âhirûn 

ŞEREF HANIM (İstanbul, 1809)/ KITA
Gencîne-i irfân olan İslâmbûl
Mahbûbe-i büldân olan İslâmbûl
Müştâk senî görmeğe gayretle Şeref
Ey mecmâ’-i yârân olan İslâmbûl

 AHMET HAMDİ TANPINAR / BİR GÜN İCADİYE’DE
Bir gün İcadiye`de veya Sultantepe`de,
Bir beste kanatlanır, birden olduğun yerde
Bir kâinat açılır, geniş, sonsuz, büyülü,
Bugünün rüzgârında yıkanan mazi gülü
Dağılır yaprak yaprak hayâlindeki suya
Bir başka gözle bakarsın ömür denen uykuya…
Belki en hülyalısı duyduğun masalların
O şafak saltanatı korularda dalların,
Her ufku tek başına bekleyen eski çamlar
Bir sır gibi ömründen sızdırılmış akşamlar,
Ardıçla kestanenin her yılık macerası
Harap mezarlıklarda ölülerin rüyâsı
Gelir ve tekrar doğar ölmüş sandığın aşka
Anlarsın ölüm yoktur geçen zamandan başka! 

NECİP FAZIL KISAKÜREK / CANIM İSTANBUL
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten bir şey; hava, renk, edâ, iklim;
O benim, zaman, mekân aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.
İstanbul benim canım; Vatanım da vatanım
İstanbul,  İstanbul…

NÂZIM HİKMET / CEVİZ AĞACI
Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,
ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda,
budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz…
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda.
Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.
Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril,
koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil.
Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var.
Yüzbin elle dokunurum sana, İstanbul’a.
Yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım.
Yüzbin gözle seyrederim seni, İstanbul’u.
Yüzbin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda.
Ne sen bunun farkındasın, ne de polis farkında

 

Etiketler: / / / / / / / / / / / / / / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ