Reklam
Reklam

15 Temmuz Destanı

Halil Onur Ahsen
Halil Onur Ahsen
  • 14.07.2018
  • 346 kez okundu

15 Temmuz…

Aziz Türk Milletinin Türk tarihine altın harflerle yazılan yeni bir altın sayfa daha açtığı gün.

Bu aziz Millet bütün dünyaya, toprakları şehit kanları ile yoğrulan bu vatana, hiçbir yabancı gücün, hiçbir şekilde sahip olamayacağını bir kez daha gösterdi. Ne tanklar, ne uçaklar, ne patlayan silahlar, bombalar, bu aziz Milletin çocuklarını durdurmaya yetmedi. Sanki Çanakkale destanı yeniden yazıldı. Sanki kurtuluş savaşı bir daha yapıldı.

Bu sefer gazamız daha bir başkaydı. Düşman bağrımızdan çıktı. Yıllardır ekmeğimizi yiyen, suyumuzu içen, sinsice içimizde saklanan bu yılanlar, Hain Brütüs’ün Sezar’a yaptığı gibi, en dar zamanda sırtımızdan vurmak istedi. Gafil avlanacağımızı zannettiler. Fakat bu hain, sinci düşmanın, hesaba katmadığı bir şey vardı. Türkiye eski Türkiye değildi. Bu aziz Millet zannettikleri gibi ruhsuz değildi. Gençlerin beynini bilgisayar oyunları ile yeteri kadar uyuşturamamışlardı. Millet, genciyle, yaşlısıyla, erkeği ve kadını ile ülkeyi yöneten meşru yönetimi yalnız bırakmadı. Sahip çıktı.

Eskisi gibi birkaç tank yürüyünce, birkaç televizyon kanalı ele geçirilince halkın korkacağını, susacağını, teslim olacağını zannettiler. Bu milletin seçilmiş meşru lideri Recep Tayyip Erdoğan için attığı “Dik dur eğilme, bu Millet seninle” sloganını şaka sandılar. “Menderes’i astınız, Özal’ı zehirlediniz, Erdoğan’ı yedirmeyiz” haykırışlarını blöf sandılar. Meydanlardaki kalabalığın sesini kavrayamadılar.

Gözleri dönmüş caniler; gençtir, yaşlıdır, çocuktur, kadındır demeden, vatanını seven insanların üzerine kurşun yağdırdılar. Kahraman Türk milleti; yaşlısıyla, genciyle, kadınıyla, erkeği ile hain kurşunlara göğsünü siper etti. Tıpkı Çanakkale’de yazıldığı gibi “Bu topraklara izinsiz girilmez” dediler. Ruhsuz, satın alınmış caniler 251 vatan evladımızıhunharca şehit ettiler. Tanklarla ezdiler. Uçaklarla bombaladılar. Avcı tüfekleri ile vurdular. Helikopter atışları ile taradılar. Düşmandan daha zalim olduklarını gösterdiler. Çünkü bunların kullandığı tanklar bizim tanklarımızdı, toplar, tüfekler, uçaklar bizimdi. Yedikleri, içtikleri bu topraklarındı. Şehit olanlar da, edenler de bizimdi.

Ama yok! Şehit olanlar bizim canımız, ciğerimiz de; şehit edenler bizim olamaz. Bizim kanımızı taşıyanlar, düşmana bile merhamet edip su uzatırken böyle bir cinayeti işleyemez. Bunlar bizden olamaz. Bizim insanımız bunları yapmamalı, yapamaz, yapmaz… Bunu yapan hainlere bu topraklarda yer yok.  Olmamalı. Çünkü ihanet hastalığı bulaşmışsa birine, artık o iflah olmaz. Fırsatını buldukça yine, yine, yine yapacaktır.

Aziz şehitlerimiz, ne için şehit olmuştu?

Darbeye, zulme, haksızlığa dur demek için. Hürriyetine, ülkesine, devletine sahip çıkmak için. İnandığı demokratik değerleri yaşatmak için… Adaletle, güvenle yönetilip, hiçbir yabancı ülkeye muhtaç olmadan, mandasına girmeden huzurla yaşamak için.

Onlar öyle bir şey yaptılar ki, bu devletin ve milletin ilelebet hür yaşaması için kendilerini feda ettiler. Vatanı için ölen bu cesur insanlar, milletimizin gönlünde şimdiden taht kurdular. Dünyaya demokrasi nasıl korunur gösterdiler. Ruhları şad olsun. Onlar asla unutulmayacaklar.

Devletimiz, vatanını savunmak için gözlerini kırpmadan canlarını feda eden bu kahramanlarımız için onlara yakışan anıtlar, parklar yapıyor. Şehitlerimizin isimleri, kışlalara, okullara, mahallelere veriliyor. En anlamlısı Boğaziçi köprüsünde şehit düşenlerimizin anısına, adının “15 Temmuz Şehitler Köprüsü” olarak değiştirilmesi. Bu vatan evlatları bunu fazlası ile hak ettiler. Yüreğimize isimleri kazındı. Tarihe altın harflerle geçtiler. Asla unutulmayacaklar.  Bu ülkenin geleceği için kendi geleceklerini bağışlayan bu yüce insanlara vefa borcumuzu ödemek bizim boynumuzun borcudur. Her 15 Temmuz günü, aziz şehitlerimiz, Tıpkı Azerbaycan’daki “Şehitler Yabanı”ndaki gibi anılıp, dualarla yad edilerek ölümsüzleştirilecek.

Zaten onlar ölmediler diridirler. Zira “Şehadet mertebesine erenlere ölü demeyiniz. Onlar diridirler. Bilmediğiniz bir halde yaşarlar” buyruluyor.

Onlar gönlümüzde de hep yaşayacaklar.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ